9 yıllık emeği hiçe saydılar, turizm sezonunun en hareketli döneminde mühürlediler… Üstelik 2 kere.
Çanakkale’nin turizm cenneti Bozcaada’nın en tanınır mekanı Madam Niça 6 gün süreyle mühürlendi.
Yeni Parti’li Belediye Başkanı Yahya Göztepe, iki kadın işletmeci; Saada Delen ve Oya Terzioğlu’nu ruhsat dışı hizmet vermekle suçluyor.
Ancak belgeler aksini söylüyor.
İki kadın işletmecinin yönettiği mekan, açıldığı ilk günden beri yemekleriyle tanındı.
Bozcaada’da kahvaltıdan akşam yemeğine kadar servis veriyor.
Mekanın dokuz sezondur devam eden bir başka özelliği ise; Her akşam DJ eşliğinde eski Türkçe müzik çalması, misafirlerin eğlenmesi.
İşte yeni partili belediye de burada devreye girip, denetimden ziyade bir baskı uyguluyor.
Üstelik el üstünde tutuyoruz, destekliyoruz dedikleri kadınlara karşı.
Belediye, “Burası restoran değil” diyor ve sezon içinde 2 kez mühürlüyor.
Ancak belediyenin iddiasının aksini gösteren deliller var; milyonlarca liralık mutfak ve gıda alımı faturaları, Profesyonel mutfağı, Aşçıların tam maaşla çalışıp, SGK kayıtlarında sigortalı olması, personel kayıtları, menüleri, adisyonları, mutfak giderleri…
Akıllardaki soru şu: “mesele yalnızca bir ruhsat veya denetim meselesi mi?”
Mahkeme kararıyla önceden iptal edilen mühürleme işleminin, 30 Ağustos haftası yani Bozcaada’da sezonun fiilen son güçlü haftasında, üstelik 6 gün süreyle uygulanması “kadın işletmecilere baskı” algısını güçlendiriyor.
Ada’da; “İyi niyetli, amacı gerçekten yalnızca mevzuatı uygulamak olan bir yerel yönetim, birkaç gün sonra sezonun biteceğini bilerek en azından pazartesiyi bekleyebilirdi. “ görüşü hakim.
Bu kadarla da sınırlı değil.
Mühürleme işleminden önceki gece dikkat çeken çarpıcı bir gelişme yaşandı Ada’da.
Belediyenin tasarrufundaki Salhane’de DJ Partisi yapıldı.
Yani müzik Salhane’de serbest ancak özel işletmede yasak.
Mesele müzikse kural herkese aynı olmalı.
Bir belediye hem denetleyen, ruhsatlandıran ve mühürleyen kamu otoritesi olup hem de kendi tasarrufundaki bir mekânda aynı alanda ekonomik faaliyet yürütüyorsa, kamu gücünü herkese eşit ve tarafsız kullanmak zorundadır.
Kamu gücünün, bir işletmenin faaliyetini durdururken belediyenin kendi işletmesinin faaliyetini sürdürmesine imkân verecek şekilde kullanılması; eşitlik, tarafsızlık ve kamu gücünün rekabet aracı hâline getirilmesi bakımından ciddi bir soru işareti.
Müdavimlerinin her sezon açılışını dört gözle beklediği restoranın işletmecileri diyor ki;
“Ayakta kalmaya çalışıyoruz. Bizim arkamızda siyasi bir güç, büyük bir sermaye grubu ya da bizi koruyacak başka bir yapı yok. Bizim tek gücümüz çalışmak.
O yüzden bu mühür yalnızca “altı gün kapalı kalmak” demek değil. Sezonun en kritik haftasında gelirimizin kesilmesi, aldığımız malın elimizde kalması, maaşını ödediğimiz çalışanların çalışamaması ve zaten toparlamaya uğraştığımız mali yapının yeniden darbe alması demek.
Biz ayrıcalık istemiyoruz. Denetlenmeyelim de demiyoruz. Sadece aynı kuralların herkese eşit, ölçülü ve iyi niyetle uygulanmasını istiyoruz. Dokuz yıldır çalışan bir işletmenin gerçekten restoran olup olmadığına karar verilecekse bunun gece çekilmiş birkaç saatlik görüntü üzerinden değil, dokuz yıllık faaliyetin ve somut belgelerin tamamı üzerinden değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyoruz.”